Kendimle Yüzleşmeye Cesaretim Var!

Kendimle yüzleşmeye cesaretim var bile diyebilmek büyük bir adım. O kadar çok insan var ki, dikkat edin göreceksiniz siz de çevrenizden, kaçtıkları sadece kendileri. İnsan ırkı ilginç gerçekten. Herkesle yüzleşmeye cesareti olup da bir tek kendisi ile yüzleşmeyi akıl dahi edemeyen insanlarla dolup taşıyor.

Hayat yolculuğum yıllar önce ana rahmine düşmemle başladı. O andan şimdiye kadar süre gelen bir yaşam deneyimi içerisindeyim. Anadolu insanı bunu yaşam mücadelesi diye tanımlar. Ben mücadele yerine hayat deneyimi tabirini kullanmayı daha çok seviyorum çünkü prensip olarak hayatla mücadele halinde olmak istemiyorum.

Yaşadığımız her olay, iyi ya da kötü diye adlandırdığımız deneyimler silsilesi halinde toplam yaşamımızı oluşturuyor. Birçoğumuz şanssız doğduğumuzu düşünürken pek azımız kendini hayat deneyiminde doğuştan şanslı kabul ediyor. Ben de kendimi yıllarca şansız doğanlar arasında gördüm. Neden böyle düşündüğüm konusunun detaylarının önemli bir kısmını kendime saklayarak, akış içinde paylaşacağım örnekler olacak.

Şanslı Doğanlardan mısın?

Şanslı olarak doğduğumuzu düşünelim ya da düşünmeyelim, her durumda yaşamın içindeyiz ve elimizde geçmişi değiştirme imkânı bulunmuyor. Ancak geleceğimizi şekillendirme şansımız mevcut. Hatta geçmişin bizde bıraktığı izleri değiştirme şansımız da var. Bu çalışma kitabının var oluş sebebi ise işte bu beceriyi edinmek.

Kitabın hikâyesinin başlangıcı 2012 yılında olağan bir iş günü sabahında İstanbul’dan Ankara’ya giderken yaşadığım bir kaza olmuştur. Kaza anında ölüme çok yakın bir haldeyken, aklıma sevdiklerim, yaşantım ve ailem yerine, yetiştirmek için uğraştığım projeler gelince bir şeylerin yanlış gittiğini anlama şansım oldu. Hala bu kazaya iyi ki oldu diye şükrederim. Bu yazıyı ise 15 Ekim 2019 tarihinde yazıyorum. O günden bu yana yaşadığım her gün için kendime teşekkür ediyorum. 7 yıllık bir dönüşüm hikâyesi kulağa uzun geliyor olabilir. Bu noktaya gelebildiğim için son 7 yılın her gününe bir hediye gözüyle bakıyorum. İnsan savaşmayı bıraktığı vakit, o ana kadar yaşamla verdiği savaşın büyüklüğünü idrak eder hale geliyor. Uzun süre koşup aniden durduğumuzda nefesimiz ve bedenimizin her yerinin sıkışması gibi bir histen söz ediyorum.

Şu an bu yazılanları okuduğuna göre sen de benzer süreçleri yaşıyor ya da yaşamak üzeresin ve içsel sancılarını çekiyorsun. Öncelikle şunu sana söyleyebilirim ki harika bir noktadasın. İyi ki tam da buradasın. Bu süreçte sana yardımcı olmak için ben de elimden geleni yapacağım.

Şunu bilmelisin ki burada anlatılan her konu, her deneyim, söylenen her söz tamamen şahsım tarafından yaşanmış olaylardan yola çıkılarak söylenmiştir.  Akademik bilgiyi az tutmak adına ben de çaba sarf edeceğim. Yaşadıklarımdan iyi ya da kötü olanı ayırmadan, bende bıraktığı etkiyi aktarmaya çalışacağım ki sen de kendi içsel dönüşümünde en üst seviyede istifade edebilesin. Yolculuğunda sana sonsuz başarılar diliyorum.

Tekrar soruyorum. Kendimle yüzleşmeye cesaretim var diyebiliyor musun?

Instagramdan takip etmek için

http://www.instagram.com/farkindakal

Önerdiğimiz diğer yazı…

4 thoughts on “Kendimle Yüzleşmeye Cesaretim Var!

Leave a Reply

Your email address will not be published.